Ülkemizin uzun yıllardır korkulu rüyası terör son 26 askerimizin şehadetiyle, rüya olmaktan çıkmış hayatımızın parçası olmuştur. Bu kötü durum millet olarak sabrımızın sınırlarını çok zorlamıştır. Bugün biz de bu işin sorumlusunu bularak bütün hıncımızı ondan almak istiyoruz, çok da normal bir beşeri bir tepki olan bu duygu, zaman geçtikçe unutulur, herkes dünya hayatının hengamesiyle boğuşur ta ki yeni bir şehit haberi alana kadar. İnsanoğlu garip bir mahluk, farklı bir fıtrat.
Son şehit haberlerini duyduktan sonra hemen sosyal medyada insanların tepkilerini, görüşlerini anlık olarak öğrenmek milletimizin genel karakteristik özelliklerini görmemi kolaylaştırdı. Anlık tepkiler ilgi çekiciydi şöyle ki, genelde yorumlarda sorumlulular birinci sırada AKP, ikinci sırada ise BDP idi. Yorumlarda hiç diğerlerinden bahsedilmiyor. Onların sanki bu süreçte muhalefette olmaları bir nevi suçsuz olmalarını sağlıyordu.( Daha önce bahsettiğim üzere anlık tepkilerde o kadar uçlardayız ki ya hiç tepki vermiyoruz ya da aşırı bir tepki, örneğin peyderpey birer ay aralıklarla şehit olan askerler hakkında hiç yorum yapılmazken, sayısal olarak çoğunlukta olan için sokaklara dökülüyouz bu da apayrı bir mesele zaten..!) Eğer suçlu aramak istiyorsak bu mantıkla, PKK denen olanet olası terör örgütü ciddi bir ivme ile büyüyüp, güçlendiği ilk kurulduğu 1974 lü yıllardan günümüze, sayısal örnekleri severiz malum, 36. hükümetten, 61. hükümete toplam 26 hükümet, solcusu sağcısı 12 başbakanı gösterebiliriz.
Unutulmamalı ki terörizm şu an açlık, yoksulluk gibi tüm dünyanın sorunudur. Partilerüstü, devletler üstü global bir sorundur. Ülkemizde yaşadığımız bu sorun partilere, kişilere indirgenir ise bu terörizm sorunundan çok siyasi bir bunalım haline gelir ki şu an yapılmak istenen de budur. Bu süreçte millet olarak sorunu daha yukardan görmeli, daha itidalli yorumlar yapmalı ve etrafımıza da bu tutumumuzu yansıtmalıız. Yapılan eylemler salt teröre yönelik tepkiler olmalı, hiçbir siyasi örgüte veya kişiye mal edilmemelidir. Bu sorun hepimizin sorunudur, ülkenin sorunudur, iktidarın sorunudur, muhalefetin sorunudur, sağcının sorunudur, solcunun sorunudur, alevinin, sünninin, egenin, güneydoğu anadolunun, Kürdün, Türkün sorunudur...!
Gencecik, hayat, umut ve hayal dolu gözler böylesine kötü sonuçlar için kapanmamalı, niçin şehit oldukları da unutulmamalıdır. Ayrıca orda biz de şehit olabilir, biz de şu an duaya hasret kalabiirdik. Bizler ülkenin okumuş, kültürlü gençleri olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmeli, etrafımızı telkin etmeli, yatıştırmalıyız. Ulu önder Atatürk '' Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.'' diyerek bizlere bu büyük görevi vasiyet etmiştir.
Allah ülkemizi şer odaklarından korusun, Ailelerine ve millete sabır ve metanet versin, bu belayı def etsin, Şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder