31 Mayıs 2016 Salı

Nasıl Gidiyor?

Ömür ve görevin vasatı hayırlıdır demişti dedem. Çok derin düşünmemiştim bu söz üzerine. Öyle çok telaş var ki hayatımda hangisine kafa yormalıyım karar veremiyorum bu aralar.  Zamanı hep yavaşlatmak isterim, aksine hızlanıyor lakin kendileri. Vasat bir hayat bu kadar hızlı geçmemeli, vasat bir görev de hayatımızı bu kadar meşgul etmemeliydi.

Bu sosyal medya dedikleri (kendimce modern dedikodular diyorum) çoğumuzun vazgeçemediği bir gerçek artık, ne uzak kalabiliyoruz ondan, ne de ona yakın olmak istiyorum. İş aralarında, akşam otururken bir bakmışım elimde telefon yine dalmışım sanal aleme.  Neyse yine dedikodulara bakıyorum kuşlu siteye, fotoğraf kameralı sitede de nispet için verilmiş pozlara. Geçtiğimiz aylarda Kızılay’da kaybettiğimiz kardeşimiz Elvin Buğra’nın sayfasına denk geldim gezinirken. Ablasının paylaştıkları günümü hüzünlendirdi, kalbimi hissettirdi bana. Hüzün insana özgü bir duygu, çok insanca o yüzden, uzun zamandır hüzünlenmeyenler arada kalplerini dinlesinler azıcık. Kalbinde henüz dokunulmamış yerleri var keşfedebilirler. Laf başka yere gitti, Elvinin ablası bir söz paylaşmış, Tarık Tufan’ dan “Sınanmadığınız bir acı üzerine konuşmak kolaydır.” Yine derin düşünmek istedim düşünemedim bu söz üzerine, kendi kendime dedim ''sonra düşünürüm...''. Kaçtım yani.

İşte böyle oluyor hep. Galiba dünya sarmış her yerimi. Galiba yaşamı hayata tercih etmişim. Ne yapmalı, ne söylemeli bilmiyorum. Nasıl yavaşlayacak bu zaman, ne zaman kendime merhamet edeceğim. Ne zaman öfke dinecek, ne zaman hüzünleneceğim, ne zaman sevineceğim ve ne zaman verecek bana kader müsekkini? Yani bu insanca talepler, yerlerini başka isteklere mi bıraktı? Sonra dedemin dedikleri geldi aklıma “Ömür ve görevin vasatı hayırlıdır.”

Elvinin ablası da çok acı çekiyor, gittikleri cafede fiilen yanında olmayan kardeşine çay söylüyor, ona mektup yazıyor, ona benzeyen çocuklara sarılıyor…  Büyük sınanıyor yani, bizler kaçtığımız için hüzünden, acıdan, konuşuyoruz işkembeden. İyi insanlar çabuk ölürmüş. Olsun iyi olalım da erken ölelim. Hayat doğumdan önce başlar ölümden sonra da devam eder. Yaşam öyle değil ki. Bizler şehitlere, genç ölenlere haberlerde bakıyoruz birkaç dakika o kadar. İşte bakın ne kadar kolay konuştum. Sonra Tarık Tufanın dedikleri geldi aklıma “Sınanmadığınız bir acı üzerine konuşmak kolaydır.”

SUSTUM…

İyi kalpli insanlara selam ile…                                                                                                                  ödemiş, 31.05.2016