8 Kasım 2012 Perşembe

Sonbahar: Bir Mevsim Telaşesi


Güz, hazan, sonbahar… Yazdan sonraki mevsim, bir çoğumuza okul dönemi… Haliyle sıcaklar biter, serinler havalar, yapraklar dökülür, mevsimin meyveleri pazarda yerini alır. Bazısı şikayet eder yağan yağmurdan, bazısı da bakar hayran hayran.

Bugün yaşadığım yere bütün gün yağmur yağdı, tarlasını sürmeyi bekleyen köylü dede yağınca yağmur sevindi, yüzünde tebessüm belirdi, bitince yağışlar çok kolay olacaktı işleri çünkü. Dondurmacı amca üzüldü, satamayacaktı  artık tam okulun karşısındaki küçük dükkanından leziz sakızlı dondurmasını, köşedeki kıraathanedeki çayların üstünden artık dumanlar tütmeye başlamış, satışlar da haliyle artmıştı. Olsun limonata mevsimi kapanmıştı ama çay ve sahleple kazancının telafisi mümkün olacaktı. Şemsiyeden de fena para kazanmadı hani kırtasiyeci, e terzi de mutlu tabi fermuarı bozuk montlar tamire geldi, yazın verilen kilolardan dolayı daraltmaya getirildi pantolonlar, etekler…

Öyle ya bir gram toz bırakmadı rahmet, dışarısı oksijen doldu. Rafa kaldırdı yazdan kalanları, bunaltıcı sıcağı şöyle bir silkeledi, temizledi yazın günahlarını yağmur.  Sahipsiz değil ya dünya, yaptı kışa girerken adeta bayram temizliğini…

Acaba yine bir mesaj mı verdiler bize? Kalbimiz, ruhumuz hazır mı kışa? Sonbaharda içimize yağmur mu yağdırsak, böyle yağmur sonrası sokaklar gibi sakin ve temiz mi ki acaba kalbimiz ? Kasım da aşk başka ya malum, hazırlansak mı ki aşka acaba, düşünsek mi yazın yaptıklarımızı, günahlarımızı… Biraz yoracak bu kış hazırlığı bizi, ama sonbaharda bu iş için var, bırakalım tembelliği de düşünelim, belki de çok işimiz var bu sonbaharda, hadi hadi kalk ..! sana diyorum sana…!

 Muhabbetle…08.11.2012, Denizli


                                                                                          

2 yorum:

  1. ilkercim çok güzel yazmışsın. müthiş keyif aldım

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim Serkan, çok sevindim beğendiğine...

    YanıtlaSil