9 Ocak 2013 Çarşamba

Genç Politikacılara


Hedef, vizyon, plan, program gibi kelimeler Türk siyasi literatüründe pek çok kez rastladığımız ama ne olduklarını tam da anlamadığımız, bir çoğu gerçekleşememiş hayallerle dolu söz kalabalıklarıydı.  Kısaca planlar yapılır arkası gelmezdi. Çok partili dönemde , 1963 yılında bu planın , programın farkına varılmış , ilki Demokrat Parti iktidarında planlı bir politika yürütmek amacıyla 5 yıllık kalkınma planı hazırlanmış fakat uygulanma esnasında çok da başarılı olamamıştı ya da oldurulmamıştı…!!! Çünkü güzel ülkemiz böyle planlar yaparak kimilerinin alışagelmiş olduğu düzene aykırı davranmış, geleceğe yatırım yapmıştı. Malum biz yapamazdık, beceremezdik…

                Bir çok kez denenen planlar genelde iç ve dış sıradışı olaylar sebebiyle kağıt üzerinde kalmış, işlerlik kazanamamıştı. Bu dönemden sonra uygulanmak istenen kalkınma planları vs. hazırlanmış ama sadece hazırlanmıştı…!  Bu süreçte ülkemiz sadece günlük düşünüyor, cari sorunlarla ilgileniyor, günü kurtaran politikalar izleniyordu. Tam olarak kriz yönetimi şeklinde bir yönetim anlayışı benimsenmiş, aslında siyasilerimiz yaptıkları için değil, düzelttikleri için oy istemişlerdi.

                Siyasi tarihimizde son zamanlarda bırakın planlı hareket etmeyi, bir birlerinin yaptığı planlara bile karşı gelmişler, kendilerinin başarısızlıklarını örtmek için, ülkelerine hizmet etmek isteyenlere de karşı gelerek, bakın biz yapamadık, onlar da yapamadı demek için sanki koalisyonda veya muhalefette kalmışlardı. Başkalarının başarısızlığı ile kendi başarısızlıklarını bastıracaklarını sanmışlardı. Nihayetinde boşa geçen yıllar, boşa beklenen kuyruklar, boşa giden paralar, boşa giden maaşlar, boşa giden vaatler, boşa giden yatırımlar…

                İktidarda olanın da muhalefette olma veya muhalefettekilerin iktidarda olma ihtimalleri dahilinde düşündüğümüzde, siyasilerimiz genel siyasi amacın ülkemizin refahı olduğunu düşünerek  birleşip, müzakere ve istişare kültürü ile sorunların çözülmeye başladığını görse, siyasi egolar başka meselelerle tatmin edilse, müreffeh Türkiye özlemi sona erecektir.

                Amacın sadece memlekete hizmet olduğu, memlekete hizmetin de kutsal bir görev olduğu şuurunu siyasilerimizin kavraması gerekmektedir. Bu bağlamda partilerin gençlik kolları, genç sivil toplum kuruluşları, gençlik dernekleri ve vakıflarda gönüllü olarak hizmet eden arkadaşlarımızın bu daire çerçevesinde düşünmeleri ve hareket etmeleri gereklidir. Bu kutsal amaca hizmet eden herkese kolaylık ve sabır dileklerimle…

1 yorum: