Ömür ve görevin
vasatı hayırlıdır demişti dedem. Çok derin düşünmemiştim bu söz üzerine.
Öyle çok telaş var ki hayatımda hangisine kafa yormalıyım karar veremiyorum bu
aralar. Zamanı hep yavaşlatmak isterim,
aksine hızlanıyor lakin kendileri. Vasat bir hayat bu kadar hızlı geçmemeli,
vasat bir görev de hayatımızı bu kadar meşgul etmemeliydi.
Bu sosyal medya dedikleri (kendimce modern dedikodular
diyorum) çoğumuzun vazgeçemediği bir gerçek artık, ne uzak kalabiliyoruz ondan,
ne de ona yakın olmak istiyorum. İş aralarında, akşam otururken bir bakmışım
elimde telefon yine dalmışım sanal aleme.
Neyse yine dedikodulara bakıyorum kuşlu siteye, fotoğraf kameralı sitede
de nispet için verilmiş pozlara. Geçtiğimiz aylarda Kızılay’da kaybettiğimiz
kardeşimiz Elvin Buğra’nın sayfasına denk geldim gezinirken. Ablasının
paylaştıkları günümü hüzünlendirdi, kalbimi hissettirdi bana. Hüzün insana özgü
bir duygu, çok insanca o yüzden, uzun zamandır hüzünlenmeyenler arada
kalplerini dinlesinler azıcık. Kalbinde henüz dokunulmamış yerleri var
keşfedebilirler. Laf başka yere gitti, Elvinin ablası bir söz paylaşmış, Tarık
Tufan’ dan “Sınanmadığınız bir acı üzerine konuşmak kolaydır.” Yine derin
düşünmek istedim düşünemedim bu söz üzerine, kendi kendime dedim ''sonra
düşünürüm...''. Kaçtım yani.
İşte böyle oluyor hep. Galiba dünya sarmış her yerimi.
Galiba yaşamı hayata tercih etmişim. Ne yapmalı, ne söylemeli bilmiyorum. Nasıl
yavaşlayacak bu zaman, ne zaman kendime merhamet edeceğim. Ne zaman öfke
dinecek, ne zaman hüzünleneceğim, ne zaman sevineceğim ve ne zaman verecek bana
kader müsekkini? Yani bu insanca talepler, yerlerini başka isteklere mi bıraktı? Sonra dedemin dedikleri geldi aklıma “Ömür ve görevin vasatı
hayırlıdır.”
Elvinin ablası da çok acı çekiyor, gittikleri cafede fiilen
yanında olmayan kardeşine çay söylüyor, ona mektup yazıyor, ona benzeyen
çocuklara sarılıyor… Büyük sınanıyor
yani, bizler kaçtığımız için hüzünden, acıdan, konuşuyoruz işkembeden. İyi
insanlar çabuk ölürmüş. Olsun iyi olalım da erken ölelim. Hayat doğumdan önce
başlar ölümden sonra da devam eder. Yaşam öyle değil ki. Bizler şehitlere, genç
ölenlere haberlerde bakıyoruz birkaç dakika o kadar. İşte bakın ne kadar kolay
konuştum. Sonra Tarık Tufanın dedikleri geldi aklıma “Sınanmadığınız bir acı üzerine
konuşmak kolaydır.”
SUSTUM…
İyi kalpli insanlara selam ile… ödemiş, 31.05.2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder